Anasayfa Teknik Bilgiler

Teknik Bilgiler
teknik bilgiler kategorisi



Araç Muayene Istasyonları Özelleşti... Yazdır
efendy tarafından yazıldı   
Pazartesi, 16 Şubat 2009 11:48

muayene istasyonuAraç muayene istasyonları özelleştikten sonra kontroller artık özel sektöre geçti. Yeni sistemle 10 ayrı nokta kontolü yapan TÜVTÜRK yetkilileri, uygun olmayan birçok aracı da geri çeviriyor. Hatta öyle ki, araçların neredeyse yarısı ilk kontrolden geçemeyip geri dönmek zorunda kalıyor. İşte TÜVTÜK´ün açıklamasına göre araç muayenesinde dikkat edilmesi gereken hususlar şöyle:
Son Güncelleme ( Salı, 17 Şubat 2009 08:24 )
Devamını oku...
 
Drift yarişları Yazdır
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 8
ZayıfEn iyi 
efendy tarafından yazıldı   
Çarşamba, 07 Ocak 2009 21:30
drift

1980 li yıllarda japoyada doğup tüm dünyaya yayılan drift yarışları, araçların virajları arkalarını kaydırarak döndükleri bol virajlı parkurlardan oluşan alanlarda yapılan şov ve gösteri amaçlı bir aksiyondur. Drifte spor demek pek doğru olmaz, drift görsel bir şovdur ve drift yapabilmek için özel olarak modifiye edilmiş araçlara sahip olmak gerekir, özelliklede teker, jant, debriyaj ve diferansiyel sistemlerinin çok çok iyi modifiye edilmesi şarttır.
Son Güncelleme ( Çarşamba, 21 Ocak 2009 08:50 )
Devamını oku...
 
Kar Lastikleri Yazdır
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 
efendy tarafından yazıldı   
Çarşamba, 07 Ocak 2009 00:46
Kar Lastiği Nedir?

"Kar Lastiği" diye adlandırılan lastik FREN özelliğinin yanında ÇEKİŞ özelliği de artırılmış Kış Lastiği ’dir. RMA (Rubber Manufacturers Association)’un tanımlamasına ve ASTM ’nin test metoduna göre kış şartlarını temsil eden kaygan bir yolda yapılan çekiş kuvveti testinde "referans lastiğin" çekiş kuvvetinden en az %10 daha fazla çekiş kuvveti sağlayan lastikler Kış Lastiği sembolünün yanında M+S veya M S veya M/S işaretleri taşıyabilmektedirler. Aşağıdaki sembolleri birarada taşıyan lastiklere "M+S Kış Lastiği" veya "Kar Lastiği" diyebiliriz:
sembolM+S
Son Güncelleme ( Çarşamba, 21 Ocak 2009 08:21 )
Devamını oku...
 
Fren bakımı Yazdır
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
ZayıfEn iyi 
Administrator tarafından yazıldı   
Cumartesi, 30 Ağustos 2008 07:44

fren bakımı - kaliperler, disk fren Fren bakımı ihmale gelmez


    Frenler, otomobilin hayati önem taşıyan unsurlardan biridir. Her 10 bin km'de bir kontrol edilmesi gereken frenler, sizi ve ailenizi olası kazalardan korur.

    Türkiye'de bir türlü önüne geçilemeyen trafik kazalarında, fren sistemi iyi çalışmayan araçların payı büyüktür. Bir aracın fren sistemi iyi çalışmıyorsa, durma mesafesi uzak ve kritik durumlarda kazaya neden olur. Bu gibi araçlarda frene basıldığında araç normal mesafede durmadığı gibi sağa veya sola çekerek otomobilin kontrolden çıkmasına da yol açar. Frenleri kötü olan bir araçla kent içinde düşük hızda giderken belki bir sorun yaşamayabilirsiniz ama yüksek hızda risk bir hayli artar ve durmanız gereken bir anda her şey için geç kalmış olabilirsiniz.

 Fren sistemi hangi parçalardan oluşuyor?


    Fren sistemi; merkez pompası, fren boruları, fren balataları, kampanalar ve disklerden oluşur. Tekerleğin ortasında bulunan diskler, tekerlekle birlikte döner, fren pedalına basıldığında sürtünme diskin iki tarafında gerçekleşir. Fren hidroliğinin yaptığı basınç sonucu piston, gücü balatalara aktarır, fren balataları diski iki taraftan sıkıştırarak aracın durmasını sağlar.

    Kampanalı fren sistemindeyse pedalına basıldığında, merkez pompası içindeki pistonun itmesiyle hidrolik harekete geçer. Hareket halindeki hidrolik, tekerlek silindirlerindeki pistonlara bağlı olan fren pabuçlarını dışa doğru açarak balataların kampanayı sıkıştırmasını sağlar. Ayak fren pedalından çekildiğinde, fren tablasındaki yaylar pabuçtan geri çeker. Ayrıca fren pedalına bağlı olan bir yay da itme çubuğunu geri çeker ve frenler serbest hale gelir.

    Frenler neden patlar?

    Fren sisteminin sağlıklı çalışmasında hidroliğin fonksiyonu çok önemlidir. Havanın sürekli sıcak olduğu bölgelerde kullanılan bir aracın hidrolik yağı eskimişse ve aracın frenleri sıkça kullanılıyorsa, frenlerin her an boşalma riski var demektir. Eskimiş hidrolik yağı havanın da sıcak olmasıyla birlikte iyice kaynar ve frenlerin boşalmasına neden olur. Frenler boşaldığında kesinlikle tutmaz. Bu yüzden fren hidroliği kontrol edilmeli ve 1.5 yılda bir kez değiştirilmelidir. Fren hortumlarında aşınma ve delinme olduğunda da fren patlar.

    balata fren diski kaliperSahte balatalara dikkat!


    Fren balataları, otomobil ve sürücüsünün güvenliğinin sağlanmasında temel unsurlardan biridir. Balataların kaliteli olması frenlerin performansını artırır.


    Fren konusunda 21 yıldır hizmet veren Güç Fren Servisi'nin sahibi Şaban Kep, kalitesiz balataların risk yarattığına dikkat çekiyor. Kep; "Arka fren balatalarının demirleri galvaniz yapılıyor ve sahte balata çakılıyor, tüketicilere yeni balata olarak satılıyor. Dayanıklı olmayan bu tür kalitesiz balatalar büyük risk yaratıyor. Balatanın sahte olduğunu anlamak da kolay değil, uzmanlık işidir" diyor.

 

     25 bin km'de bir kontrol şart


    Fren balatalarının ömrü kullanım şartlarına göre değişkenlik gösterse de her 25 bin km'de bir balataların kontrol edilmesi gerekir. Şaban Kep, otomobil kullanıcılarının fren balatası gibi otomobilde hayati önem taşıyan bir parça için ekonomi yapmaya çalışmamaları gerektiğini söylüyor.

    Yarı fiyatına da olsa etkisiz ve risk yaratacak balatalar yerine tanınmış ve kaliteli markaların tercih edilmesini öneren Kep, fren disklerinin ve fren hatlarının da düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini belirtiyor.

    Fren hidroliğinin 1.5 yılda bir değiştirilmesi, fren bakımının her 10 bin kilometrede bir yapılması zorunlu. Ancak fren hidroliğinin nem oranı fazla olan kentlerde daha kısa sürede değişmesi gerekiyor. Fren hidroliğinin eskiyip eskimediği, servislerde bulunan bir cihazla kontrol edilebiliyor.

Frenler neden tutmaz?


- Fren ana merkezinden, tekerlek fren merkezlerinden veya hortum ve rekorlardan hidrolik kaçağı olursa frenler tutmaz.

- Balatalar aşınırsa frenler zayıflar.

- Fren merkezinden hidrolik kaçağı olursa, balatalar yağlanır ve frenler tutmaz.

- Fren ayarı bozulursa, balatalar ısınır ve frenler zayıflar.

- Westinghouse'da arıza olursa frenler zayıflar veya tutmaz.

- Hidrolik yağı çok eskidiğinde ve fren boruları patladığında frenler boşalır.

     Fren sisteminde arıza nasıl tespit edilir?


    - Frene bastığınızda homurtuya benzer rahatsız edici bir ses çıkıyor ve fren pedalı titriyorsa, fren sisteminde bir arıza var demektir. Bu gibi durumlarda fren etkinliği azalır ve sürüş güvenliği de tehlikeye girer. Bu yüzden fazla zaman geçilmeden servise gitmelisiniz.

-         Frene bastığınızda, pedal debriyaj yumuşaklığında döşemeye kadar iniyorsa, fren merkezinde bir sorun var demektir. Bu gibi durumlarda fren Westinghouse'unda, ana merkez bölgesinde bir kaçak olup olmadığı araştırılır. Bu bölgelerde hidrolik yağı lekeleri varsa, ana merkezin yenisiyle değiştirilmesi gerekir.

-         Yüksek hızla giderken frene basıldığında pedal ve direksiyon titriyorsa, frenlerde problem var demektir. Bu da fren disklerinin kontrol edilmesi gerektiğini gösterir. Titreme, disklerin incelmesi ve yamulmasından kaynaklanır. Çözüm, disklerin ve fren balatalarının değiştirilmesidir.

-         Ani bir şekilde frene basıldığında, otomobil sağa veya sola çekiyorsa, fren ayarlarında bir dengesizlik var demektir. Frene basıldığında hangi tarafa çekiyorsa, o tarafın freni iyi tutuyor demektir. Frenin dengesiz tutması çok tehlikelidir. Freni dengesiz olan bir araçla ani fren yapmak gerektiğinde, aracın devrilme riski vardır.

 

 
FCHV Yakıt Hücreli Hibrid Araçlar Yazdır
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 
Administrator tarafından yazıldı   
Pazar, 17 Ağustos 2008 12:28
İçten yanmalı benzinli motor yerine yakıt hücresi kullanan Yakıt Hücreli Hibrid Araç (FCHV), Toyota'nın kusursuz eko-otomobil üretme çabasında Prius'tan sonraki adımı.

Yakıt Hücresi nedir?

Yakıt hücresi hidrojen ve oksijenin kimyasal reaksiyonuyla elektrik üretir. Bir bakıma minyatür bir enerji santralidir. Yakıt hücresi hidrojen yakmadan doğrudan elektrik ürettiğinden hem temiz, hem de son derece verimlidir. Teorik olarak bir yakıt hücresinin hidrojende bulunan enerjinin %83'ünü elektrik enerjisine dönüştürebildiğini hesaba katarsak, benzinli motorlardaki maksimum %30-%40 enerji dönüşüm oranına göre verimi çok daha yüksek bir enerji üretim yöntemidir. Bunun da ötesinde, yakıt hücresi hiç CO2 veya zararlı emisyon üretmez; ortaya çıkan tek atık sudur.
Son Güncelleme ( Pazar, 17 Ağustos 2008 12:35 )
Devamını oku...
 
Hybrid Synergy Drive® Yazdır
Administrator tarafından yazıldı   
Pazar, 17 Ağustos 2008 12:20

Hybrid Synergy Drive®

İlk kez Toyota Prius'ta kullanılan yeni hibrid sistem, çığır açan Hybrid Synergy Drive® kavramına göre geliştirilen ilk sistem. Mevcut hibridlerle aracın yüksek performansını benzinli motor sağlarken, elektrik motoru yalnızca yardımcı bir işlev üstleniyor. Hybrid Synergy Drive®, aracın performansından ödün vermeksizin elektrikli motorun daha önemli bir rol oynamasını sağlıyor.

Toyota'nın Hybrid Synergy Drive® teknolojisinin kullanıldığı Prius modeli, yüksek performans, düşük yakıt tüketimi, çevre duyarlılığı ve şık tasarımı bir arada sunuyor.

Toyota Hybrid Synergy Drive® nedir?

Orijinal Toyota Hibrid Sistemi'nin (THS) bir adım öteye götürülmesinden ibaret olmayan Hybrid Synergy Drive®, sürüş keyfinden vazgeçemeyen, aynı zaman çevreye duyarlı sürücüler için yepyeni bir anlaşıyla geliştirilmiş en mükemmel çözüm.

Kuvvetli 1.5-litre benzinli motor ile birlikte çalışan küçük ama yüksek verimli elektrikli motor, Prius'u D-sınıfının en üst modellerinden biri yapan harika bir performans sağlıyor. Yeni elektrikli motor 1.0 - 1.2 litrelik içten yanmalı motorların çoğundan daha kuvvetli. Dahası, 0-1200 dd aralığında 400 Nm torka sahip Prius'un torku, V6 dizel motorlarınkinden daha yüksek. Sonuç olarak, 0'dan 100 km hıza 11 saniyenin altında ulaşabilen Prius, mevcut modelden 3 saniye daha hızlı ve 2.0-litrelik dizel otomobillerle boy ölçüşebiliyor. 

Hibrid'in gelişmiş kontrol sistemi ana güç kaynağı olarak elektrikli motoru kullandığı için, araç neredeyse hiç sarsıntı yaratmıyor. Özellikle 50-80 km hız aralığında son derece güçlü ve doğrusal hızlanmaya sahip Prius'ta gürültü ve titreşim, benzerleriyle karşılaştırıldığında neredeyse yok gibi.

Hybrid Synergy Drive® ile hem yüksek performans sağlanıyor, hem de aracın çevreye olan etkisi en düşük seviyede tutuluyor.

- 0'dan 100 km'ye 10.9 saniyede çıkış ve 4.3 l/100km toplam yakıt tüketimi.
- Elektrikli motor ağırlığı ve boyuna göre dünyanın en güçlüsü.
- Atkinson döngüsü kullanan benzinli motor, dünyanın seri üretilen en verimli benzinli motoru.
- Akıllı Etkili Frenleme Sistemi, aracın kinetik enerjisini kullanarak yakıt tasarrufu sağlıyor.
- Prius trafikte durduğunda, benzinli motor kendiliğinden kapanıyor.
 
HIS Şanzıman yakında yollarda! Yazdır
Administrator tarafından yazıldı   
Çarşamba, 25 Haziran 2008 14:27

vitesÜnlü şanzıman üreticisi ZF, Viyana Motor Sempozyumu'nda start-stop sisteminin otomatik şanzıman bir arada kullanılmasına olanak sağlayan HIS sistemini tanıttı.

Start-stop sistemi yakıt tüketimini düşürmeye yardımcı oluyor. Sistem, sürücünün herhangi bir müdahalesi olmadan duran otomobilin motorunu otomatik olarak stop ediyor. Sürücü harekete geçmek istediğinde ise aynı sistem, motoru tekrar çalıştırıyor. BMW, ürün gamındaki birçok modelde bu teknolojiyi kullanarak yakıt tüketimini düşürme ve emisyon azaltma gibi kavramlarda öne çıkıyor. Ancak bu noktada bir kısıtlama söz konusu, çünkü BMW start-stop sistemini sadece 4 silindirli motor ve manuel şanzımana sahip araçlarda bu teknolojiyi müşterilerine sunabiliyor. Müşterinin otomatik şanzıman tercih etmesiyle ise BMW adeta çaresiz kalıyor, çünkü start-stop sistemi otomatik şanzımanla birlikte kullanılamıyor.

Son Güncelleme ( Çarşamba, 25 Haziran 2008 14:40 )
Devamını oku...
 
ALKOL VE TRAFIK KAZALARI Yazdır
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 10
ZayıfEn iyi 
Cumartesi, 31 Mayıs 2008 02:44

ALKOL VE TRAFİK KAZALARI

Alkollü Araç Kullanmak En Önemli Kaza Sebeplerinden Biridir

Dünya Sağlık Örgütü (WHO)'nun verilerine göre gerçekleşen ölümlü trafik kazalarının büyük bir bölümü alkollü araç kullanmaktan ötürü gerçekleşir.

Adli Tıp açısından önemli olan alkol türü etil alkoldür. Ağız yolundan alınan alkolün %20’si mideden, % 80’i ince barsaklardan doğrudan emilir. Ağız, yemek borusu ve kalın barsaklardan da emilebileceği bilinse de bu değerler ihmal edilebilir düzeydedir. Etil alkol tüm sıvılarına geçebilir. Kan alkol değeri, alkol alımı bittikten 1 saat sonra en yüksek düzeye ulaşır sonra tedricen azalır. Alınan alkol karaciğerde alkol dehidrogenaz ve asetaldehid dehidrogenaz ile yıkılır. Alınan alkolün %5-8’i solunum ve idrar yolu ile değişime uğramadan, az bir kısmı ise ter ve gaita ile atılır.

Alkol merkezi sinir sistemi üzerine tıpkı genel anestezi yapan maddeler gibi etki eder. Ancak vücut sıvılarına kolaylıkla dağıldığından içilen miktarları ile beyinde narkoz için gerekli düzeye genellikle ulaşmaz. Bununla birlikte az miktarda alkol alımı bile bir işin yapılması için gerekli beceri, dikkat ve özende azalmaya neden olur. Bu belirtilerin ortaya çıkması için gereken alkol miktarı kişiler arasında büyük farklılıklar gösterir. Alkol alanlarda öncelikle psişik inhibisyonlar ortadan kalkar. Daha sonra muhakeme ve karar verme yeteneği kaybolur. Dikkat ve refleks aktivite hızı azalır. Psikomotor koordinasyon azalır. Hafıza kusurları oluşur. Kanda alkol düzeyi arttıkça disoryantasyon, stupor, koma ve ölüm gelişir.

Amatör sürücüler için belirlenen yasal üst sınır olan 0.5 promil’i aşmamak için 70 kg ağırlığındaki bir kişinin bir defada alabileceği alkol miktarı 20 gr (25 ml)’dir. Buna göre, içki türlerine göre içilebilecek azami miktarlar;

800 ml light bira
500 ml normal bira
300 ml ekstra bira
200 ml şarap veya köpüklü şarap
150 ml likör şarabı
55 ml Yeni rakı, Tekirdağ rakısı
50 ml cin veya %50 alkol içeren viski
60 ml %40 alkol içeren viski, votka

Yapılan araştırmalarda kan alkol düzeyinin 1 saatte %12-20 mg azaldığını ortaya koymuştur. Adli vakalarda Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulunca bu bilgiler göz önüne alınarak kan alkol düzeyinin 1 saatte ortalama %15 mg azaldığı kabul edilmektedir.

Karayolları Trafik Kanununda; alkollü içki, uyuşturucu veya keyif verici maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı 48. maddede yer almaktadır.

48. Madde

MADDE 48- Uyuşturucu veya keyif verici maddeleri almış olanlar ile alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır.

Uyuşturucu veya keyif verici maddelerin cinsleri ile alkollü içkilerin etki dereceleri ve kandaki miktarlarını tespit amacıyla, trafik zabıtasınca teknik cihazlar kullanılır. Tespit usulleri ve muayene şartları, Sağlık Bakanlığı’nın görüşüne uygun olarak hazırlanacak yönetmelikte düzenlenir. (Değişik: 08.01.2003-4785/3 md.)

Bu madde hükmüne uymayan sürücüler derhal araç kullanmaktan men olunur.

Yönetmelik ile belirtilen miktarların üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücülerin, suçun işlendiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde; birinci defasında sürücü belgeleri altı ay süreyle geri alınır ve haklarında 340.900.000 lira para cezası uygulanır. İkinci defasında sürücü belgeleri iki yıl süreyle geri alınır ve haklarında 427.300.000 lira para cezası uygulanır. Ayrıca bu sürücüler Sağlık Bakanlığınca, esas ve usulleri Sağlık ve İçişleri Bakanlıklarınca çıkarılacak Yönetmelikte gösterilen sürücü davranışlarını geliştirme eğitimine tabi tutulurlar, eğitimi başarıyla tamamlayanların belgeleri süresi sonunda iade edilir. Üç veya üçten fazlasında ise, sürücü belgeleri beş yıl süreyle geri alınır ve altı aydan aşağı olmamak üzere hafif hapis cezası ile birlikte 684.300.000 lira hafif para cezası uygulanır. Ayrıca, psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesine tabi tutulurlar. Bu değerlendirme ve muayene sonrasında uygun görülenlere, geri alma süresi sonunda sürücü belgeleri iade edilir. Psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesinin yapılmasına dair esas ve usuller yönetmelikte gösterilir. (Değişik: 08.01.2003-4785/3 md.)

EK MADDE 12- Konaklama yerleri ve belediye mücavir alanları hariç olmak üzere, otoyollarda ve Devlet karayollarında yapılacak ve açılacak yapı ve tesislerde alkollü içki satılmasına izin verilmez (Değişik: 08.01.2003-4785/5 md.).

Karayolları Trafik Yönetmeliğine göre; Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler İle Alkollü İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı (12)

Madde 97- Uyuşturucu, uyutucu ve keyif verici gibi özelliklere sahip doğal ve sentetik psikotrop maddeleri almış olanlar ile alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır.

Bunlardan uyuşturucu, uyutucu veya keyif verici gibi doğal veya sentetik psikotrop madde almış olarak araç kullandığı tespit edilenler, almış oldukları maddelerin cins, miktar ve etki derecelerine bakılmaksızın araç kullanmaktan men edilirler ve haklarında Trafik Kanununun 48 inci maddesine ve ayrıca Türk Ceza Kanununun ilgili maddelerine göre işlem yapılır.

Uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içki almak suretiyle araç kullanan sürücülerin tespit veya teşhisinde aşağıdaki esas ve usuller uygulanır.

a) Uyuşturucu veya keyif verici madde almış olanların tespiti esasları;

1) Herhangi bir uyuşturucu, uyutucu veya keyif verici gibi özelliklere sahip psikotrop madde almak suretiyle araç kullandığı şüphesi uyanan sürücülerin durumları tıbbi yönden incelenmek, kan veya idrar analizleri yapılmak üzere, adli tıp kuruluşu olan yerlerde bu kuruluşa, olmayan yerlerde ise Sağlık Bakanlığına bağlı tahlil yapabilecek teknik ve tıbbi imkanlara sahip olan sağlık kuruluşlarına sevkedilir.

2) Kan veya idrar tahlilinin yukarıdaki yerlerde yapılmaması veya yaptırılamaması halinde sürücünün yetkili bir sağlık kuruluşunda usulüne uygun olarak aldırılacak kan veya idrarı, tahlilleri yapabilecek teknik ve tıbbi imkanlara sahip, en yakın resmi sağlık kuruluşuna veya polis kriminal laboratuarlarına gönderilerek durumu tespit ettirilir.

b) Alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına göre araç sürme yasağı;

1) Taksi veya dolmuş otomobil, minibüs, otobüs, kamyon, çekici gibi araçlarla kamu hizmeti, yük ve yolcu taşımacılığı yapan sürücüler ile resmi araç sürücüleri alkollü içki kullanmış olarak bu araçları süremezler.

2) Alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kanlarındaki alkol miktarı 0.50 promilin üstünde olanlar araç kullanamazlar.

c) Alkollü içki almış sürücülerin ve kanlarındaki alkol miktarının tespiti esasları;

1) Alkollü olarak araç kullanıldığından şüphe edilen ve yalnızca hasarla sonuçlanan trafik kazalarında, sürücülerin alkol durumları kaza tespit tutanağını tanzim eden elemanlarca olay yerinde teknik cihazlarla tespit edilerek, kaza tespit tutanağına yazılır. Bu halde hasarlı kazaya karışanların alkol durumlarının tespiti için ayrıca adli tabibe veya resmi sağlık kuruluşlarına sevki yapılmaz.

2) Cihazla yapılan tespit sonucunda alkollü içki aldığı belirlenen sürücülerin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48 inci maddesine göre, birinci defada 3 ay, ikinci defada da 1 yıl süreyle sürücü belgeleri ellerinden alınır. Üçüncü defa tekerrürü halinde ise, bu sürücüler, 1 aydan 2 aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılırlar ve belgeleri 5 yıl süre ile geri alınır. Bu süre sonunda yapılacak psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesi neticesinde belgesinin iadesinde sakınca bulunmayanlara sürücü belgesi iade edilir. Muayene sonucunda sürücü belgesinin iade edilmesinde sakınca bulunanlara ise sürücü belgesi verilmez.

Alkollü olarak ölümlü ya da yaralamalı trafik kazasına neden olunması halinde ağır kusurun varlığı kabul edilir.

3) Cihazla yapılan tespite sürücünün itiraz etmesi halinde, kanındaki alkol miktarının belirlenmesi için, bu konuda eğitilmiş ve kan almaya yetkili kılınmış personel tarafından kanı alınarak, tahlil için polis kriminal laboratuarına gönderilir.

4) Polis kriminal laboratuarlarında tahlilin mümkün olmaması halinde, sürücü kanındaki alkol miktarının tespiti için adli tıp merkezlerine ve Sağlık Bakanlığına bağlı tahlil yapabilecek teknik ve tıbbi imkanlara sahip olan en yakın sağlık kuruluşlarına gönderilir.

5) Sürücülerin alkollü içki alıp almadığının tespitinin cihazlarla yapılması mümkün olmaması halinde (Ek:34)’deki form esaslarına göre test uygulanır. Test sonucunda alkollü içki aldığına kanaat getirilenlerden 0.50 promilin üstünde alkollü içki alındığını kabul ve beyan edenler hakkında yapılacak kanuni işleme esas olmak üzere (Ek:34)’deki formun alkol test tutanağı bölümü düzenlenerek sürücü ve görevli tarafından imzalanır.

Test sonucuna itiraz eden sürücüler hakkında ise kanlarındaki alkol miktarının tespiti için 3 ve 4 üncü bentte belirtilen esas ve usuller uygulanır.

6) Kandaki alkol miktarının teknik cihazlarla ve kan alınarak laboratuarda tespit imkanlarının bulunmadığı hallerde, alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler en yakın resmi sağlık kuruluşuna sevk edilerek, bu kurum hekimi tarafından rutin alkol muayenesinden geçirilirler.

Bu madde hükümlerine uymayanlara, Kanunun 48 inci maddesine göre işlem yapılır.

(Ek:02.11.2000-24218) Alkollü içkilerin etkisi altında araç kullanmak suçunun birinci ve ikinci defasında işlenmesi durumunda, bir yıl içerisinde hız sınırının 5 kez ihlal edilmesi halinde ve bir yıl içerisinde 100 ceza puanını birinci ve ikinci defa doldurulması halinde, sürücülerin sürücü belgeleri, trafik polisi veya jandarmanın trafik eğtimi görmüş personeli tarafından Kanunda yazılı süreler kadar re’sen geçici olarak geri alınır.

Kaynak: trafik.gov.tr
.........................

ALKOLÜN SÜRÜŞ ÜZERİNDEKİ OLUMSUZ ETKİLERİ

Photobucket

Maksimum iki kadeh alkollü içecek aldınız ve üzerinden henüz tam iki saat bile geçmeden sürücü olarak motora binerseniz neler olabilir?

Kaza yapma riskiniz iki katına çıkar...



Bir kere bakışlarınız alkolsüz bir insanınkine göre çok uzun süre objelere sabitlenir.

Geniş açı bakışınız zayıflar ve çevrenizi yeterince iyi takip edemezsiniz.

Gece görüşü 1/3 oranında zayıflar.

Hareket eden objeleri görme kabiliyetiniz zayıflar.

Araçları takip etme mesafesini ayarlamanız bozulur.

Sollama, hat değiştirme gibi önemli kararlarda zamanında karar veremezsiniz.

Reaksiyon süreniz uzar.

Konsantrasyonunuz ve hafızanız zayıflar.

Çevrenizde olup bitenlerle olan farkındalığınız bilhassa ilerinizde önünüzdeki uzak mesafelerdeki olmakta olan olaylarda çok zayıflar.

Arkanızın kontrolü hemen yok gibidir.

Göz, el ve ayak kordinasyonunun çok önemli olduğu motorsiklet sürüşünde denge ve koordinasyon zayıflar.

Alkolsüz bir sürücüye kıyasala alkollü bir sürücünün kazada ağır yaralama yada ölüm riski daha fazladır. Çünkü kaza sırasında ve hemen öncesinde alkolsüz kişi kadar kendini kollayıp bir şekilde hasar önleyici davranışlarda bulunamaz..


Photobucket

Peki yarım şişe alkollü içecek aldınız o zaman ne olur?

Kaza yapma riskiniz 40 katına çıkar.

Kaza yaparsınız. Ölürsünüz yada sakat kalırsınız. Sahip olduklarınızı kaybedersiniz yada başkalarının hayatlarını mahvedersiniz.

Tüm bunlara değer mi?


Hayır. Hayır. Hayır.

 

 

 

Yapılan araştırmalarda çarpışma şeklinde olup ölümle neticelenen kazaların %67 sinin aşırı alkole bağlı sebepleden oluşurken, aşırı hıza bağlı sebeplerden olan kaza oranlarının %44 lerde kaldığı Kaliforniya Polis kayıtlarında yer almaktadır. Bir kısım sürücü ise motosiklet sürücülüğüne alkol almadan cesaret edemediğini alkolden aldığı sahte cesaret duygusuyla motora bindiği şeklindeki beyanları yine bu kayıtlarda vardır. Bu durumda tıbbi destek almak en doğrusudur. Yavaş giden araçların peşine takılı gitmekten dolayı oluşan kazaların ise çoğunluğu alkollü sürücülerce yapılmaktadır. Yine alkollü sürücülerin güvenlik donanımlarına dikkat etmedikleri ve bilhassa kask takmadıkları belirtilmektedir. Bu da kişinin düşünme gücünün zayıfladığı anlamına gelir. Tanrı hepimizi bu tip basiretsizliklerden korusun.

Son Güncelleme ( Pazartesi, 16 Haziran 2008 14:36 )
 
Motosiklet dönüş teknikleri Yazdır
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 
Alpaslan tarafından yazıldı   
Cuma, 30 Mayıs 2008 11:07

Virajı alan motosikletVirajlar, uzun yol yapmayı seven motosiklet tutkunlarının sürüş esnasında belki de en çok zevk aldıkları en değerli sürüş tecrübesidir. At üstünde bir ortaçağ şövalyesi misali, düşmanı ejderhalar gibi üzerine gelen birbirinden farklı virajları teker teker aldıklarında yaşadıkları bu haz, yolculuk sonrası hatırlanan en güzel anlardır . Ama bu masalda şövalye, her zaman kazanmak için hem altındaki atını tanıyıp güvenmeli, hem de bilgisini tecrübeyle pekiştirmelidir...

Son Güncelleme ( Pazartesi, 23 Haziran 2008 16:43 )
Devamını oku...
 
Motosiklette etkili ve güvenli Frenleme teknikleri Yazdır
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 10
ZayıfEn iyi 
Teknik Bilgiler
Administrator tarafından yazıldı   
Cumartesi, 24 Mayıs 2008 13:20

motosiklet güvenli frenleme resimleriMotosiklet sürücüleri için gaz açmaktan kolayı yoktur. Harika bir hava, nefis bir asfalt muhteşem manzaranın eşliğinde sürüş zevki. Peki tüm bu motosiklet sürücüleri acil durumlarda motorlarını ne kadar tanıyorlar ve ne kadar kontrol edebiliyorlar?İşte bu makale belki de tüm motosiklet sürücüleri için hayati önem taşıyan bir konu üzerine. Acil durumlarda frenleme teknikleri...

1.Hangi frenaj türü en etkilidir?

Motosiklette ön frenlerin frenaja etkisi arka frene nazaran daha fazla önem arzeder. Bu elbette zemin yapısına lastik durumuna ve hava koşullarına göre %60 ile %80 arasında değişkenlik gösterir.Ön frenin etkisinin asıl sebebi frenlemenin başlangıcıyla birlikte motosikletin ve sürücünün ağırlığının denge noktasından (genellikle ortadadır),öne doğru taşınmasındandır. Etkili bir fren tekniği kullanıldığında motor ağırlığı ön tekeri zemine doğru bastırarak tekerin giderek frenaj boyunca yere yapışmasını sağlamaktadır.

2.Ön frene ani (sert) yüklenme ön tekerin kaymasına sebep olur mu?

Hem evet hem hayır.! Motosiklette freni aniden kitlemediğiniz müddetçe -yine sıradışı yağlı kaygan zeminler hariç- sert frenleme, ön tekerin kontrolünü kaybetmenize sebep olmaz. Ancak bunun koşulları vardır. Öncelikle frenaj sırasında motorun dik konumda olması ve prograsif frenleme tekniği uygulanması gerekmektedir. Bu şartlar altında ön tekerde kontrol edilebilir bir kayma olabilse de tutuş ve kontrol kaybı ihtimali minimumdur.

3. Arka frene ani (sert) yüklenme kaymaya sebep olur mu?

Ağırlığın frenleme ile öne kaymasından dolayı arka frenin tutuş gücü minimuma inmekte ve hafifleyen teker ile kayma ihtimali son derece olası hale gelmektedir.

Son Güncelleme ( Pazartesi, 23 Haziran 2008 16:41 )
Devamını oku...
 
<< Başlat < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 > 2